abdilkadir erdem

Abdilkadir Erdem
Bir zamanlar dağ köylerinde yankılanan, unutulmuş bir zeytin ağacının gölgesinde doğan, şiirsel bir sessizliği benimseyen en bilinen ve en derin bir edebiyat tutkunu.
Doğum Tarihi: 14.05.1998

Abdilkadir Erdem kaç yaşında : 28

Burcu: Boğa

Meslek: Edebiyat Eleştirmeni, Bağımsız Yayın Dairetsi Yöneticisi

Doğum Yeri: Fırtına Vadisi, Amasya

Medeni Hal: Evli

Bir zamanlar dağ köylerinde yankılanan, unutulmuş bir zeytin ağacının gölgesinde doğan, şiirsel bir sessizliği benimseyen en bilinen ve en derin bir edebiyat tutkunu.

Abdilkadir Erdem’in çocukluk yılları, Fırtına Vadisi’nin yamaçlarında kurulu, taş duvarlı ve demir teneke çatılı küçük bir evde geçti. Annesiyle birlikte her sabah evin önündeki çamaşır tellerini kurdukları ve o tellerin rüzgârda tıngırtısı, onun edebiyatla ilk temasıydı. Babası eski bir kitapçının torunu olduğundan, evin bodrumunda binlerce, sırtı cürübük olan, unutulmuş roman ve dergi yığıntısı bulunuyordu. Bu yığıntıların arasında kaybolarak geçen çocukluk, onun hayal gücünü besleyen en güçlü kaynaktı. İlk okuma alışkanlığı, bodrumda keşfettiği yarım sayfa bir şiirle başladı ve bu sayfa, hayatının geri kalanı boyunca onu yönlendiren bir pusula oldu.

Eğitim hayatı, Amasya’da bir lisede başlasa da, gerçek anlamda gelişimi İstanbul’daki bir üniversitede, Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleşti. Burada edebiyat eleştirisi üzerine odaklanan çalışmaları, akademik çevrelerde dikkat çekti. Mezuniyet tezinde, modern Türk edebiyatında "sürdürülebilir sessizlik" kavramını ele alarak, yazarların zımni seslerinin romanlarındaki rolünü inceledi. Bu tez, küçük bir yayın evinde basıldı ve ilk profesyonel başarısı oldu. Ardından, bağımsız bir yayıncılık firmasında yönetim kadrosuna yükseldi ve burada "Erdem Dili" adını taşıyan, küçük baskıların önemi üzerine kurulu bir yayın serisi başlattı. Bu seride, daha önce basıma yaraşıksız görülen, yerel yazarların elyazıları ve defterleri, yeniden yayına kazandırıldı.

Bugünkü yaşamı, İstanbul’un kadıköy tarafındaki, deniz kokusu saran, küçük bir apartman dairesinde sürüyor. Evi, duvarlarından tavanına kadar kitapla, eski haritalarla ve elle çizmeli bir yazarın kalem kutusuyla dolu. Eşiyle birlikte, hafta sonlarını çoğunlukla Amasya’da köylerinde geçirmekte ve orada, eski kitapların arasında kaybolarak yeni hikâyeler tarama alışkanlığı hâlâ sürüyor. Şu an, kendi adını taşıyan bir edebiyat atölyesini yönetmekte ve genç yazarların ilk kelimelerini, ilk nefeslerini şekillendirmeye çalışıyor. Hayatı, hâlâ bir kitap gibi, bitmemiş sayfalarıyla, sessiz bir ıdırlık ve yavaş yavaş büyüyen bir sesle devam ediyor.


Abdulaziz-orun Abdulbaki-timustekin Abdil-erkafa Abdulhadi-ceken Abbas-caglar-caglayan Abdilkadir-dasbas Abdulcelil-kocaaga Abdulgani-ozdurmus Abdulfatteh-akyol Abdulhadi-bocgun Abdulbari-tuna Abdulcebbar-kiziltas