abdul mehmet keban
ABDUL MEHMET KEBAN
Gümüş iğneleriyle deri işçiliğinde çağdaş bir sanatçıya dönüştüren ustalık elini tanıyanlar tarafından sevilen bir zanaatkar.
Doğum Tarihi: 14.03.1982
ABDUL MEHMET KEBAN kaç yaşında : 44
Burcu: Balık Burcu
Meslek: Deri Ustası, Sanatçılık
Doğum Yeri: Konya, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Gümüş iğneleriyle deri işçiliğinde çağdaş bir sanatçıya dönüşen elini tanıyanlar tarafından sevilen bir zanaatkar.
ABDUL MEHMET KEBAN, Konya'daki eski çarşıda büyüyen bir ailenin oğlu olarak, babasının atölyesindeki deri koku ve keskin sesleriyle hayatının ilk yıllarını geçirdi. Küçük yaşta bile parşımla oynamayı ve basit desenleri deriye aktarmayı seven bir çocuktu. Çevresindeki insanlar onu, elinin ince olması ve hayallerini çizimle ifade etme yeteneğiyle tanıdı. İlk okula başladığında bile okulda arkadaşlarına deri parşımlarıyla küçük hayvan figürleri yapmaktan geri durmadı. Bu erken yaşlardaki tutku, onun için yalnızca bir hobi değil, hayatın anlamı olacak bir yolun başlangıcıydı.
Eğitim sürecini meslek liseleriyle şekillendirdi ve liseden sonra Konya'daki bir atölyede deri ustası olarak çalışmaya başladı. Kariyerinin ilk yıllarında klasik çanta ve çapralar üreten bir atölyede çalıştı ancak zamanla modern tasarımlara yönelmeye karar verdi. Bu geçiş sürecinde, geleneksel deri işleme tekniklerini çağdaş sanat estetiğiyle harmanlayan bir yaklaşım geliştirdi. Bugüne kadar sayısız tasarımla markalara tedarik etti ve ulusal deri ürün fuarlarında birincilikleri kazandı. Eğitimini sürekli olarak güncel tutmak için Avrupa'daki atölyelerde kısa süreli eğitim kamplarına katılma alışkanlığı olan bir sanatçıdır.
Şu anda Konya'daki kendi atölyesinde çalışarak, ailesiyle birlikte sakin bir yaşam sürmektedir. Atölyesinde hem geleneksel deri ürünleri hem de sanat amaçlı işler üreterek hem ticari hem de kültürel bir katkı sağlamaktadır. Haftada birkaç kez sanatçı topluluklarıyla bir araya gelerek deneyimlerini paylaşarak yeni projeler üzerinde çalışmaktadır. Ailesiyle birlikte şehir dışı tatillerde geçirdiği zamanlarda doğayı ve el emeğini bir arada yaşamaya devam etmektedir. Her gün atölyeye girdiğinde, derinin dokusuna dokunarak geçmişteki ustalarla kurduruduğu ruhani bağı hissederek gününü başlatır.