abdulgani gomleksiz
ABDULGANI GOMLEKSIZ
Karakurdu kasabasında unutulmuş bir çoban hikâyesine bürünmüş, sessizce kendi yolunu arayan bir ruhdur.
Doğum Tarihi: 15.03.1968
ABDULGANI GOMLEKSIZ kaç yaşında : 58
Burcu: Balık
Meslek: Koyun çobanı, El yapımı deri eşya ustası
Doğum Yeri: Karakurdu, Iğdır
Medeni Hal: Evli
Karakurdu kasabasında unutulmuş bir çoban hikâyesine bürünmüş, sessizce kendi yolunu arayan bir ruhdur.
1960'lı yılların karanlık ve soğuk gecelerinde, dağların ardındaki küçük bir aile içinde büyüyen Abdulgani, henüz adı tam oturmamış bir çocukken annesinin avuçlarında ilk nefesini aldı. Küçük yaşları, annesinin okur-yazar olmadığı için ona öğretemediği kelime takıtlarıyla geçtikten sonra, babasıyla birlikte sabahları çobanlığa gitmekle başladı. Kışın ayağını üzüntülü bir ağırlıkla sürüklerken, yazın ise gölge altında uzanan çoban çalısı altında, çevresindeki taşların şekillerini hayal ederek uykusuz kalırdı. Bu ilk yıllarda, dünyaya karşı bir şeyler öğrenmeye çalışırken, yalnızca gölge ve sessizliğin dilini konuşuyordu.
Yıllar geçtikçe, köyün gençleri okulu terk etmeye başladıkça, Abdulgani de okulu bırakanlardan biri oldu; ancak bu, onun için bir kader değil, hayata karşı sessiz bir itirazdı. Bir gün, köyün kenarındaki eski bir atarabakçıda, çobanlık yaparken deri kesme sanatını keşfedip, bu işe tutkusuyla derin bir bağ kurdu. Bu keşif, onun hayatındaki ilk gerçek bir umut kıvılcımı oldu; çobanlığı bir zorunluluk olmaktan çıkıp, elindeki her parçaya anlam ve ruh katmak için bir araç haline geldi. Deri işleme sanatıyla uğraşırken, sadece bir eşya üretmek değil, kendi varoluşuna bir anlam katmak istiyordu.
Bugün 58 yaşındaki Abdulgani, eşiyle birlikte huzurlu bir evlilik sürerek, köyün sakin bir köşesindeki atarabakçısında hâlâ işine devam ediyor. Sabahları çobanlığı bırakıp, atarabakçısında deri parçalarını kesmek, şekilllendirmek ve dikiş atmak onun için hem bir meslek hem de bir medeni halidir. Çocukluk yıllarında unuttuğu kelime takıtlarını, elinden çıkan her işte buluyor ve bu işler, onun sessiz bir anlatıcılık aracıdır. Hâlâ dağların sessizliğinde, kendi hikâyesini deri parçalarına işleyerek, dünyaya karşı sessiz bir itirazını sürdüyor.