abdulbaki ogur
ABDULBAKI OGUR
Türkiye'nin en sevilen halk müziği bestecilerinden ve sahne sanatçılarından
Doğum Tarihi: 12.03.1990
ABDULBAKI OGUR kaç yaşında : 36
Burcu: Balık
Meslek: Halk müziği bestecisi, sahne sanatçısı
Doğum Yeri: Konya, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Türkiye'nin en sevilen halk müziği bestecilerinden ve sahne sanatçılarından
Abdulbaki Oğur, Konya'nın geleneksel değerlerinin huzurlu atmosferinde büyüyen ve müziğe olan ilgisini çok küçük yaşlarda keşfeden bir gençliğe sahipti. Ailesi müzikle uğraşan sanatkâr bir çevreden gelmiyordu, bu yüzden ilk müzik deneyimi çevresindeki komşuların ve kuzenlerinin el çabı ile oluşturduğu ritimlere dayalıydı. Çocukluk yıllarında, annesinin elinde bulunan eski bir akıllı telefonun müzik uygulamasını dinleyerek ilk bestecilik denemelerini yapmaya başladı ve bu süreçte hem ritim hem de melodi kurgusu üzerine kendi anlayışını oluşturmaya çalıştı. Konya'nın geniş, sessiz köylü yaşamı onun iç dünyasında derin izler bıraktı ve bu izler onun müziğindeki huzur ve sadelik tonuna yansıtıldı.
Eğitim hayatı sırasında Konya'da bir müzik konservatuvarı önünden geçerken müziğe olan tutkusu daha da güçlendi. Lise yıllarını bir müzik öğretmeninin yanında geçirerek klasik enstrümanları öğrenirken, aynı zamanda halk müziği geleneğini de aile çevresindeki yaşlılardan dinleyerek öğrenmeye çalıştı. Üniversite yıllarında, Konya'da bir üniversitenin müzik bölümünde okuyarak teorik bilgi ve pratik becerisini bir arada geliştirdi. Bu dönemdeki ilk müzik gruplarını kurdu ve yerel kulüplerde sahne alarak müziğini tanıdı. Mezun olduktan sonra, İstanbul'da bir müzik stüdyosunda çalışarak bir çok bestecilik ve prodüksiyon projelerine katıldı.
Bugün, Türkiye'nin dört bir yanındaki konser ve etkinliklerde sahne alan Abdulbaki Oğur, halk müziğinin yeni nesil yorumlarını sunarak geniş bir dinleyici kitlesine ulaşıyor. Eşiyle birlikte Konya'da huzurlu bir ev hayatı sürüyor ve aile hayatına değer veriyor. Sosyal medya hesaplarında müzik yapım sürecini paylaşarak hayranlarıyla iletişim kuruyor. Müzik, onun için sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve aile bağları ile beslenen bir tutkudur.